Yakın geleceğin tarihçileri, bugünkü Ermenistan yönetim kadrolarını, “bir komşusunun topraklarını işgal ederken kendi bağımsızlığından olan şavalaklar ordusu” olarak tanımlayacaklar.
Bu hafta, Rusya lideri Dimitri Medvedev’in resmi ziyaret için başkent Erivana ayak basmasıyla, Ermenistanın bağımsızlığının da “fiilen” sonlanma süreci başlamış olacak.
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun, Ermeni meslektaşından çok, Rus meslektaşı ile Kafkasyanın bu kanadının meselelerini konuşmasını öneririm, çünkü, artık sınırlarımızın öte yanında “Abhazyalaşan” bir devlet var! “Gerçek muhatabın” kim olduğunu iyi anlamak zorundayız…
Kimin için bağımsızlık…
Önce, şu “Abhazyalaşma” kavramına bir bakalım. Abhazya, resmi kağıtlar üzerinde halen Gürcistan sınırları içinde görülen bir özerk bölge. Sovyet sisteminin dağılmasından kısa bir süre sonra Abhazlar, Gürcüler ile bir arada yaşamak istemediklerini ifade ettiler. Devamında kanlı bir hesaplaşma yaşandı ve Abhazya, üstün savaş gücüyle Gürcistan’dan koptu gitti…Nereye?..
Rusyaya!..
Yani, bir özerk bölge olarak “Gürcistan’dan ayrılıp bağımsız olmak istediğini ilan eden” Abhazlar, gittiler, kendilerini tanıyan ve askeri olarak da koruma altına alan Rusyanın uydusu oldular!..
Medvedev, Gürcistan’dan kopan ve Rusya tarafından tanınan bir başka bölge Güney Osetya nedeniyle patlak veren Rus-Gürcü savaşının ikinci yılı nedeniyle geçtiğimiz günlerde Abhazya’daydı. Yönetimi Rusya haricinde sadece Nikaragua, Venezuella ve Nauru denilen küçük bir ada devleti tarafından tanınmış Abhaz lider Sergei Bagapş’a ülkesinin desteğini tekrarladı. Aslında sergilediği tablo, “bağımsız olacağım” diye yola çıkan Abhazya’nın, bu kez, Rusya’nın özerk bir bölgesi haline geldiğiydi!..
Nitekim Rusya, ziyaretin hemen ardından Abhazya sınır boylarına S-300 hava savunma füze sistemleri yerleştirdiğini ve Abhaz sınırının güvenliğinin kendi kontrolünde olduğunu açıkladı.
Ermenistan aynı yolda…
Bu, bir şekilde, KKTC-nin de yaşadığı bir kader…Kuzey Kıbrıs yönetimini “tam bağımsız” mı, yoksa “Türkiye’nin doğal parçası” olarak mı değerlendirirsiniz?..Ama, KKTC, bu denklemin çok ötesinde hedefleri olan bir siyasi yapılanma aynı zamanda…Onun kalıcı bir bağımsızlık anlayışından çok, “federal” Kıbrıs’ın bir parçası olarak Avrupa Birliği içinde yer alma rotası var…
Hesapsız-kitapsız işlerin devletleri getirdiği nokta esas olarak, Abhazya…
Ermenistan da giderek bu konuda önemli bir örnek oluşturuyor.
Dimitri Medvedev, bu hafta Erivan’da olacak ve 1995 yılında imzalanmış olan Rus-Ermeni Savunma Anlaşması’nın genişletilmiş şeklini muhatabı Sarkisyan ile imzalayacak.
Anlaşma, Rusyaya, Ermenistanın savunmasında “garantörlük” veriyor!..
Anlaşma çerçevesinde, Rusya, Ermenistan topraklarında, Gümrüdeki askeri üssünü 2044 yılına kadar modernize ederek elinde tutacak, Ermenistan’ın sınırlarını Rus tank tümenleri bekleyecek, Rus savunma sanayinin gelişmiş ürünleri Ermenistana verilecek.(Bu arada, Savunma Bakanı Seyran Ohanian, Rusya’nın kendilerine uzun menzilli füze vereceğini de müjdeledi, kime karşı kullanacaklarsa…)
Anlaşma, Ermenistana yapılan bir askeri saldırının aynı zamanda Rusyaya yapılmış olduğunu da karara bağlıyor.
Saldırganlığın bedeli…
Aşırı milliyetçi düşünceleri ile tanınan Ermeni muhalefetindeki Taşnaksütyun Partisi’ne göre,bu anlaşma, Ermenistanın Rusyanın uydusu haline gelmesi demek. İktidar ise, anlaşmanın, Ermenistan’ı, Türkiye ve Azerbaycan’a karşı koruduğunu savunuyor.
Aslında Ermenistan, komşusu Azerbaycan’ın topraklarının yüzde 20’sini işgal edip, Dağlık Karabağ bölgesinin bağımsızlığı için mücadele ettiğini sanırken, kendi bağımsızlığını, kendi elleriyle Moskova’ya vermiş oluyor!..
Topraklarını işgal ettiği Azerbaycanın yüksek petrol gelirleriyle artan askeri gücünden ve “doğal müttefiki” Türkiyenin korkusundan Rusyanın kucağına koşuyor…
Ermenistanın son 20 yıllık serüveni, bence siyasal bilgiler fakülteleri için özel bir tez konusudur…
Siyaset tarihinin en büyük fiyaskosu!..